İzmir, FOÇA

Foça, Gezilecek Yerler Nerelerdir ? Ve Tarihçesi Nedir ?

Foça, İzmir’e 70 km mesafede yaklaşık 1 saatlik yolculuktan sonra ulaşabileceğiniz şirin bir Ege kasabasıdır. İzmir’in kuzeyinde yer alır. İzmir-Çanakkale asfaltından Foça sapağına girerek ulaşılabilir.

Tarihteki 12 İon şehrinden biri olan Phokaia, bugünkü Foça sınırlarında kurulmuştur. Phokaia Homeros Destanında da adı geçen antik bir kenttir. Foça’nın bozulmamış yapısı antik bir balıkçı kasabasını anımsatır. Gözlerden uzak tatil sevenlerin yeridir. Görüldüğü andan itibaren kendine aşık eden, tekrar gitmek için fırsatlar yaratılan bir tatil beldesidir Foça. Foça’da tatil yaparken hem doğal güzellikleri hem de tarihi yerleri bir arada görebilirsiniz.

YEL DEĞİRMENLERİ

Antik Tiyatro harabesinin de bulunduğu Değirmenli Tepe üzerinde üç yel değirmeni vardır. Bunlar 18. ve 19. yüzyılda Rumlar ve Türkler tarafından kullanılmıştır. Bu değirmenler yakın geçmişte onarılmıştır.

Foça’da 20. yy başlarında 24 tane Yel Değirmeni olduğu bilinmektedir. Fener Burnu’nda da yel değirmenleri vardı. Değirmenlerin onarılma çalışmaları sırasında, değirmenlerin konik çatılarının kurşun plakalarla kaplı olduğu görüldü.

foça yeldeğirmenleri

KYBELE KUTSAL ALANI

Antik Çağda Kybele Anadolu’nun Ana Tanrıçası’dır. Kybele Phryglerin en önemli tanrısıdır. Kolonicilerin sayesinde Batı Anadolu’nun ve Batı Akdeniz liman kentlerinin de tanrısı olmuştur.

Foça’da Değirmenli Tepe ve İncir Adası’ndaki kutsal alanlarda nişlerin içerisinde Kybele kabartmaları bulunmuştur.

Marsilya ve Velia’da Kybele stelleri bulunmuştur. Phokaia’nın kolonisi olan bu iki yere Kybele stellerinin Phokaia’dan götürüldüğü ortaya konmuştur.

foça kybele

ATHENA TAPINAĞI

Athena Tapınağı yarımadada limana hakim kayalığın üstündeydi. Athena şehrin ikinci tanrıçasıydı. Athena’nın tasvirleri sikkelerin ve yazıtların üzerinde de bulunmaktadır. Bu tapınak M.Ö. 6. yüzyılın başlarında yapılmış. Yapıldıktan kısa bir süre sonra Phokaia’yı istila eden Pers komutanı Harpagos tarafından M.Ö. 546 yılında yıkılmıştır. Tamir edilmiş ancak yıldırım düşmesi sonucu hasar görmüştür. Athena Tapınağı bölgeye özgü tüf taşından ve ahşap tavanlı olarak İon stilinde yapılmıştı. Tapınak duvarlarının dış yüzü at ve grifon protomları ile süslenmiş olduğu tespit edildi. Tapınak Roma dönemine kadar gelmiştir. Ancak M.S. 2. yüzyılda meydana gelen Bergama ile İzmir arasındaki geniş bir bölgeyi etkileyen deprem sonrası yıkılmıştır. Athena Tapınağı İonların en eski tapınaklarından biridir. Tapınağa ait kalıntıların ortaya çıkarılması amacıyla, tapınak kalıntılarının üzerindeki lise binasının yıkım kararı alınmıştır.

foça athena tapınağı

KENT DUVARLARI

Heredot’un Historiçi’sinde söz ettiği için bu duvarlara Heredotos Duvarı da denilmektedir. Heredotos’un sözünü ettiği bu duvarlar dikdörtgen tarzında tüf taşıyla yapılmış, yüksekliği 15 metre olup, uzunluğu 5 km’den çok daha fazlaydı. Kent surlarının bu kadar uzun olması, Phokaia’nın M.Ö. 6. yüzyıl başlarında dünyanın en önemli ve en büyük kentlerinden biri olduğunun da göstergesidir. Persler’in Phokaia’yı aldığı M.Ö. 546 yılları arasında yapmış oldukları hücumlarda yanan kapı, Maltepe Tümülüsü’nün içinde ortaya çıkmıştır. Kapının tabanında bulunan tüf taşından bir mancınık güllesi taştan yapılmış tarihi bilinen en eski mancınık güllesidir. Tarihi yarımadanın denize bakan cephesindeki surlar günümüzde “Beş Kapılar” adıyla anılmaktadır.

Foça

BEŞ KAPILAR

Phokaia Kent Duvarları UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır. Yarımadanın denize bakan cephesini çevreleyen surlar, üzerindeki kayıkhane girişi oldukları belirlenmiş beş açıklık yüzünden Beş Kapılar olarak anılmaktadır. Surlarda dört adet kule vardır. Üçgen prizma şeklindeki kulenin Cenevizlilere ait olduğu, diğer üç kulenin ise Osmanlı Döneminde yapıldığı bilinmektedir.

Surlar Arkaik, Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemleri olarak dört ayrı evre gösterir. Arkaik dönemde tüf taşından dikdörtgen bloklarla yapılmıştır. Surlar yaklaşık 2600 yıllıktır. Bu uzun dönemde birçok kez onarım görmüştür. Cenevizliler ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından gerçekleştirilen yeniden yapım niteliğindeki iki büyük onarım dışında birçok kez küçük onarımlar da yapılmıştır. 1772 tarihinde Foça’da büyük yıkıma yol açan depremde Beş Kapılar da hasar gördü. Depremden sonra kale duvarları yeniden onarılmadı.

foça-kalesi

SİREN KAYALIKLARI

Orak Adası’nın batı tarafında Siren Kayalıkları olarak adlandırılan doğal oluşumlar bulunmaktadır. Suyun altındaki mağaralar ise Akdeniz foklarına doğal barınak olmuştur. Antik çağlarda bu kayalıklar Siren adı verilen mitolojik yaratıklar olduğuna inanılırdı. Bunların sesi çok güzeldi. Büyüleyici şarkılarıyla buradan geçen gemilerdeki denizcileri etkilerlerdi. Şarkılarıyla denizcileri kendilerine çekip kayalara çarparak parçalanmalarına sebep olurlardı. Odysseus, Truva Savaşı sonrasında ülkesine dönerken Siren Kayalıklarından geçecektir. Ancak O, Tanrıça Kirke’nin önerisine uyar. Bütün denizcilerinin kulaklarını balmumu ile tıkar. Kendisini de direğe bağlatır. Kayaların yakınından geçerken büyülü şarkıları dinler ama aldığı önlem sayesinden bölgeden geçer.

Foça Siren Kayalıkları

TEKNE TURU

Orak Adası, İncir Adası, Fener Adası, Hayırsız Adaları tekne turu ile gezebilirsiniz. Şansınız varsa Akdeniz foku ile de karşılaşabilirsiniz.

ORAK ADASI KUTSAL ALANI

Deniz kıyısında üç ayrı alanda kesilerek işlenmiş kayaların oluşu, taş ocaklarının mevcudiyetini göstermektedir. Orak Adası’nın doğusundaki büyük alanın Tanrı Kadın Kybele’nin tapım yeri olduğu varsayılmaktadır. Bu alanın tam ortasında oturur durumda yaklaşık 5 m yüksekliğindeki bir kadına benzer oluşumun, Kybele’nin heykel biçimindeki büyük bir kabartması olduğu düşünülmektedir.

İNCİR ADASI KUTSAL ALANI

Adadaki kutsal alan deniz kenarında yarım daire biçimindedir. Alanın orta bölümünde düzleştirilmiş kaya yüzeyinde, dikdörtgen bir niş içerisinde tahtında oturmuş Kybele’nin cepheden yapılmış bir kabartması bulunmaktadır. Adada kayalıklara oyulmuş nişler, adak eşyası koymak için şekiller ve nişlerin ön tarafında kayalara oyulmuş bir havuz ve çanaklar vardır.

Foça Tekne Turu

LİMAN KUTSAL ALANI

1993 yılında yapılan kazılarda deniz kıyısında Kybele’ye ait bir tapınım alanı ortaya çıkartıldı. Bu alanda beş niş vardır. Nişlerde Ana Tanrıça’nın heykellerinin bulundurulduğu düşünülmektedir. Kayalara oyulmuş bir dilek havuzu ve içlerine fenerler koymak amacıyla yapılmış nişler vardır. Kazı çalışmalarında kayalar içerisine oyulmuş, değişik şekillerde tanrılara adak olarak şarap dökme çukurları bulunmuştur.

TİYATRO TEPESİ KUTSAL ALANI

Tiyatro Tepesi’ndeki kayalara oyulmuş nişlerin içerisinde Kybele tasvirleri bulunmaktadır.

ANTİK TİYATRO

Anadolu’nun en eski tiyatrolarındandır. Ana dolgu içerisinden gelen seramik buluntular, oturma basamaklarının altında ele geçen Phokaia sikkesi ve oturma basamaklarının profili tiyatronun M.Ö. 340-330 yıllarında var olduğunu gösterdi. Tiyatro bölgesinde bulunan Roma dönemi mezarları ve seramik çöplüğü, tiyatronun Roma döneminde terk edilmiş olduğunun işaretidir.

foça athena tapınağı

FATİH CAMİ

Osmanlı Dönemi’nin en eski eseridir ve kale içindedir. İki kitabesi vardır. Bu kitabelerden 1531 tarihinde Mustafa ağa tarafından Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Foça’nın fethinden sonra Fatih sultan Süleyman tarafından yaptırılmış olduğu, kendisinin ölümünden sonra 1569-1570 yıllarında yeniden inşa edildiği bilinmektedir.

KAYALAR CAMİ

Yapının 1456 yılında inşa edildiğini belirten, Latin harfleri ile yazılmış bir mermer levha bulunmaktadır.İnşasında Bizans dönemine ait toplama malzeme kullanılmıştır.

HAFIZ SÜLEYMAN MESCİDİ

Foça Kalesi Komutanı Kurt Hacı Mustafa tarafından 1548’de yaptırılmıştır. 19. yüzyılda Hafız Süleyman adlı kişi tarafından yenilenmiştir.

OSMANLI MEZARLIĞI

Osmanlı Mezarlığı yaklaşık 30 dönümlük bir alandır. Üst üste mezarlar bulunmaktadır. En eski mezar taşları tüf taşındandır ve yazısızdır. 1514 yılından sonra mezarlarda mermer kullanımı görülmektedir. Geleneksel biçimdeki mezar taşları ayak ve baş taşı olarak iki kısımda değerlendirilir. Baş taşlarının erkeklere ait olanları serpuşlu, kadınlara ait olanları serpuşsuzdur. Ayak taşları yazısızdır. Selvi ağacı betimlemeleri vardır. 16. yüzyıl mezar taşlarındaki yazı ve süsleme şekli Osmanlı’nın Klasik Dönem sanatına uygundur. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı mezar taşlarında süslemeler zenginleşmiştir. Yoğun süsler kadın mezar taşlarındadır.

Foça Fatih Camii

FOÇA TAŞ EVLERİ

Foça taş evleri, geleneksel bitişik nizamda yapılmıştır. Kule evler ise dağınık olarak tek ya da topluca bulunurlar. Yükseklikleri cephe genişliğinden daha fazla olduğu için kule ev olarak isimlendirilir.

DIŞ KALE

Kentin güneybatısında bir burunda yer alan, Ceneviz Kalesi diye bilinen Dış Kale gerçekte Ceneviz Kalesi değildir. 1698 yılında Venedik tehlikesine karşı yapılmış bir Osmanlı Kalesi’dir. Bugün yıkıntı durumundadır. Kalenin içinde bir hamam bulunmaktadır.

OSMANLI HAMAMLARI

Osmanlı Döneminden kalma iki hamam vardır. Hamamların ikisi de harap durumdadır. Restore edilmeyi beklemektedirler.

Foça-Taş-Evleri

ŞEYTAN HAMAMI

Burası bir aile mezarlığıdır. Şehrin güneyinde Çan Tepesi eteklerinde bulunur. İçinde iki mezar odası vardır. Seramik kalıntılarından hareketle M.Ö. 4. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir.

SU KEMERLERİ

İlk inşa edildiğinde 180 kemerden oluşmaktaydı ve 500 metre uzunluğundaydı. Bu kemerler 750 yıl şehre hizmet ettiler. Bugün 30 kemer ayaktadır.

FOÇA PAZARI

Şehir pazarı salı günleri kurulur. Çevre köylerden gelen sebze, meyve ve otları en taze haliyle bulabilirsiniz. Pazar günü ise doğal ürünlerin satıldığı Yeryüzü Pazarı kurulur.

Foça-Şeytan-Hamamı

YENİ FOÇA

Eski Foça’dan Yeni Foça’ya yaklaşık 20 km sahil yoluyla giderseniz muhteşem koyları görme şansınız olur. Koyların hepsi mavi bayraklıdır. Yeni Foça yoğun olarak ikinci konut yerleşim alanıdır. Çoğunlukla yazlık olarak kullanılan konutlar mevcuttur. Sahilde balık lokantaları, kafeler yazın büyük doluluk yaşar.

Antik dönemde Phokaialar’ın sembolü varsayılan horoz, 1872 yılında Yeni Foça’da bir evin duvarında yapı malzemesi olarak kullanılmış. Horoz rölyefi İzmir’e Evengelist Okulu’nun müzesine götürülmüştür. Ancak 1922 İzmir Yangını’nda kaybolmuştur.

KOZBEYLİ KÖYÜ

Köyün geçmişi 700 yıl öncesine kadar dayanır. Kozbeyli Köyü Osmalılar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Rumlar’ın da katılımıyla karma bir köye dönüşmüştür. Kurucu Kuzubey olduğu için adı Kozbeyli Köyü olarak kalmıştır. Köye gittiğinizde eski taş sokakları ve taş evleri gezebilirsiniz. Tepedeki köy camisine çıkıp, buradan muhteşem deniz manzarasını seyredebilirsiniz. Caminin hemen yan tarafındaki Kuzubey kulesini ziyaret edebilirsiniz. Köy denize 2 km mesafededir. Köyün dibek kahvesi meşhurdur. Taş dibekte ezilen kahve çekirdeklerinden yapılan kahvenin keyfi doyumsuzdur. Ayrıca köyde yerel yemeklerin tadına bakabilirsiniz.

Yeni-Foça