İzmir Tarihi Yerler

0
31

Yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi geçmişe tanıklık eden Ege’nin incisi İzmir birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Hitit Frigya, İyon, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Moğol ve Osmanlı gibi devletler bu medeniyetlerden birkaçıdır. İzmir, birçok farklı kültür, din ve dil barındırmasından ötürü, her yıl İzmir tarihini keşfetmeyi isteyen milyonlarca turisti ağırlamaktadır. İzmir şehri adeta bir açık hava müzesi şeklindedir.

İzmir’ De Görülmesi Gereken Tarihi Yerler

Saat Kulesi

İzmir’in Konak meydanında yer alan bu saat kulesi İzmir ile özdeşleşmiştir. 1901 yılında inşa edilen saat kulesi, Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yıldönümü kutlamaları doğrultusunda, İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa, oğlu Bahriye Mirlivası Said Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon tarafından yaptırılmıştır. Dört katlı olarak inşa edilen saat kulesi 25 metre yüksekliğinde olup, sekizgen plan sahiptir. Platformu beyaz mermerden yapılmıştır. Kuzey Afrika’ya özgü sütun başlıkları ve Kuzey Afrika mimari üsluba işaret etmektedir. Kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından hediye olarak gelmiştir. Saat kulesinin dışında 4 tane 75 cm çapında saat bulunur. Saat Kulesi’nin mimarlığını Fransız asıllı Raymond Charles Pere gerçekleştirmiştir. Saat Kulesi’nin yapımında kullanılan yeşil ve kırmızı renkteki mozaikler Efes’ten, temel bünyeyi oluşturan taşlar ise Sarayköy’den gelmiştir.

Asansör

İzmir’in doğal güzelliğini gözler önüne seren tarihi bir yerdir. 1907 yılında Musevi iş insanı Nesim Levi tarafından, Mithatpaşa Caddesi ile Halil Rıfat Paşa semti arasındaki yükseklti sebebi ile ulaşımı daha rahat hale getirmek amacı ile yapılmıştır. Asansörün yüksekliği 56 metredir, dikdörtgen bir plana sahiptir. Dört kademeli olarak inşa edilen kule en alt bölüm taş olup, üst kısımdakiler tuğladır. Asansör binasının ortasında çift kanatlı üç ahşap kapı bulunur, böylelikle ziyaretçileri içeri davet eder şekildedir. İzmir’de gün batımının en güzel izlendiği yerlerden biri olma özelliğini taşımaktadır.günümüzde kafeterya ve restoran işletmesi olarak kullanılmaktadır.

Agora

M.Ö. 4. yy’da kurulmuş olup, M.S. 178 yılında meyda gelen deprem ile birlikte yıkılmış olan agora, Roma İmparatoru Marcus Aurelius tarafından yeniden yaptırılmıştır. İzmir’in devlet agorası olarak kullanılmıştır. Antik Çağda yer alan agoralar devlet agoraları ve tiacret agoraalrı olarak ikiye ayrılmaktaydı. Devlet agoraları adından anlaşılacağı üzere devlet işlerinin görüldüğü ve etrafında resmin binaların sıralandığı kent meydanları şeklindedir. Agora depremde yıkıldıktan sonra yeniden inşa edilirken buradaki agoraya 28 tane dükkan eklenmiştir. İzmir Agorası Helenistik dönem izlerini taşır. Dikdörtgen şekline sahip, ortasında bulunan genişçe avlunun etrafı sütunlu galerilerle süslenmiştir. Kazı çalışmalarında elde edilen grafitiler Roma Dönemi’ne aittir ve günümüze kadar ulaşabilmiştir. Bazilikalar ise ortada geniş ve yüksek, yanlarda dar ve alçak birbirine paralel ince uzun koridorlar şeklinde yapılmıştır. İzmir Agora Bazilikası, en büyük Roma Dönemi Bazilikası olması açısından oldukça önemlidir. Osmanlı Döneminde İzmir Agorası mezarlık ve namazgah olarak kullanılmıştır.

Kemeraltı Çarşısı

Yıllar boyunca İzmir’in en hareketli alışveriş mekanı olma özelliğini taşıyan Kemeraltı Çarşısı 1650-1670 yılları arasında kurulmuştur. Oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Doğu ve batı pazarlarının İstanbul’dan sonra en önemli yerlerinden biridir Kemeraltı Çarşısı. Dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezi olması bakımından önemli bir yere sahiptir. Yaklaşık olarak 15.000 iş yerine ev sahipliği yapar. Kemeraltı Çarşısını dolaşırken tarihi bir yolculuğa çıkmış hissine kapılırsınız. Dönerciler, pideciler, börekçiler, çorbacılar babadan oğula şeklinde en az iki kuşak geçirmişlerdir. Kızlarağası Hanı ve Abacıoğlu Hanı’da bu tarihi çarşının içerisinde yer almaktadır. Buralara da uğrayarak çay, kahve molanızı bu duraklarda verebilirsiniz. Kemaraltı Çarşısı’nın yay biçiminde oluşu, Roma dönemindeki iç liman rıhtımına göre şekillenmiş olduğu ortaya çıkmaktadır. İlk yıllarda Kemeraltı Çarşısı’nın üst kısmı tonoz ve kiremit örtülü, sokakları kapsayan bir kapalı çarşı olarak yapılmıştı. 19. yüzyılda İzmir’in ticaret hayatının ana noktası bu çarşı olmuştur. Çarşı içerisinde bedestenler ve hanlar bulunmaktaydı.

Kızlarağası Hanı

1743 yılında Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmıştır. Yapı 1745 yılında tamamlanmıştır. Osmanlı mimarisinin günümüze kadar gelen andir örneklerinden biridir. Han yapımında kesme taş, kaba yontma taş ve tuğla kullanılmıştır. Dikdörtgen planlı olan han; iki katlı ve avlulu olarak inşa edilmiştir. Avlu batı, güney ve kuzey yönünden birbirlerine eş büyüklükte odalarla çevrelenmiştir. Avlunun iki yanında aynı büyüklükte sekizer oda bulunur. Doğu tarafında da dört oda bulunur. Han, limana çok yakın olduğu için sürekli uğrak bir yer olmuştur. Bazı dönemlerde iç avluya dönük olan dükkanlar borsa faaliyeti yapmışlardır. 18. ve 19. yüzyıllarda önemini kaybetmeye başlamıştır. Gece konaklamalarının sona ermesinden sonra, sadece malların indirildiği ve depolandığı bir yer olarak kullanılmıştır. 1993 yılında restore edilen Kızlarağası Hanı günümüzde turistik amaçla kullanılmaktadır. İçerisinde el sanatları dükkanları, deri kıyafeti satan dükkanlar, halıcılar ve değişik hediyelik eşya satan dükkanlar faaliyet göstermektedir. Şunu da belirtmeden geçmeyelim; Kızlar ağası Osmanlı Devleti’nde padişah ve sadrazamdan sonra üçüncü en yüksek görevlidir.

Kadifekale

İskender’in rüyasında görüp İzmir’i yeniden kurduğu bölgedir. Eski adı Pagos olarak bilinir. İzmir burada kurulduktan sonra güçlü bir liman kenti konumuna ulaşır. Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerini içeren kalıntılar günümüze kadar ulaşmıştır. Kadifekale, İzmir’in güney kısmında 186 metre yükseklikte bir tepe üzerindedir. Kadifekale, Büyük İskender’in generali olan Lymachos tarfından yaptırılmış olduğu yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. Yaklaşık 6 km’lik bir alan üzerine kurulmuştur. Kalenin doğu ve güney duvarlarının yıkıldığı görünmektedir. Sadece kuzey ve doğu duvarları ve beş kulesi ayakta kalabilmeyi başarmıştır. Kulelerin yüksekliği ise 20-35 metredir.

İzmir Arkeoloji Müzesi

İzmir’de ilk arkeoloji müzesi 1927 yılında Basmane’de bulunan Ayavukla Kilisesi’nde açılmıştır. İkinci bir müze ihtiyacı ise İzmir çevresindeki antik kentlerden gelen eserlerin artması sonucunda ortaya çıkmıştır. 1951 yılında Kültürpark’ta ikinci bir arkeoloji müzesi ziyarete açılmıştır. Yeni ve modern bir müze ise Konak’ta inşa edilerek 1984 yılında hizmete girmiştir. Bu bina üç katlıdır. İçerisinde teşhirler ve bölümler bulunmaktadır. Müze içerisinde Batı Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan cam, bronz, yüzük taşları, heykelcik, çanak, çömlek, kandil gibi eserler gruplandırarak vitrin içerisinde yerlerini almışlardır. Bu eserler tarih öncesi dönemlerden Bizans Dönemi sonuna kadar tarihi bir sıralama içerisinde dizilmiştir. Eski İzmir, Çandarlı, Foça, Myrina, Erythrai ve Lasos antik kentlerinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda birçok eser yine bu müze içerisinde yerini almaktadır. Yine kronolojik bir düzen ieçrisinde mermerden yapılmış heykel ve büstler müzenin giriş katında göze çarpmaktadır. Buradaki eserler uygarlıklar ve kültür dönemleri hakkında bilgiler vermektedir. İzmir Arkeoloji Müzesi Türkiye’nin belli başlı müzeleri içerisinde yerini alır.

İzmir Etnografya Müzesi

Bu bina 19. yüzyılda neoklasik tarzda inşa edilmiştir. Önceleri hastane olarak kullanılan bina 1984 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına etnografya müzesi olarak kullanılmak amacı ile devredilmiştir. Bina zemin kat üzerine üç kat olarak inşa edilmiştir. Birinci ve ikinci kat teşhir salonu, üçüncü kat ise İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak kullanılmaktadır. Unutulmaya yüz tutmuş olan nalıncılık, çömlekçilik, göz boncukçuluğu, halı dokumacılığı, urgancılık, tenekecilik, keçecilik gibi el sanatlarımız bu müze içerisinde sergilenmektedir.

Bu yazımızda sizlere İzmir Tarihi Yerleri hakkında bilgiler vermeye çalıştık İzmir görülmesi gezilmesi gereken yerler hakkında da bilgi almak isterseniz İzmir Gezilecek Yerler sayfamıza bakabilirsiniz… Foça Butik Otel de konaklayarak sizde İzmir’ in tarihi ilçesi Foça ‘yı ziyaret edebilir tarihi hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz…

Bir sonraki makalemizde görüşmek dileğiyle 🙂

Foça’ da ki Büyük Eviniz

Foça Otel 1887

DEĞERLENDİRME
Foça Otel 1887
Önceki İçerikFoça Karataş Efsanesi
Sonraki İçerikİzmir Gezilecek Yerler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here